hamilelikte ameliyat

GEBELİK (HAMİLELİK) DÖNEMİNDE AMELİYAT

HAMİLEYKEN AMELİYAT OLMAK
Gebelik sırasında çeşitli nedenlerle ameliyat gerekebilmektedir. Bu ameliyatlar gebelikle ilgili ameliyatlar olabilir veya gebelikle ilgisiz başka hastalıklara bağlı ameliyatlar olabilir. Ayrıca bu ameliyatları acil olanlar ve planlı olanlar diye de ikiye ayırmak mümkün.

Gebelik ile ilgili ameliyatlara örnekler: Rahim ağzına dikiş atılması (Mc Donalds, servikal serklaj), dış gebelik ameliyatı, sezaryen…
Kadın hastalıkları ile ilgili myom ameliyatları, yumurtalık (over) torsiyonu ameliyatları, pelvik abse amliyatları örnek verilebilir.
Gebelikle ilgisi olmayan ameliyatlardan hamilelik döneminde en çok yapılan apandisit ameliyatıdır. Gebelikte apandisit ameliyatı hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bunun dışında mide perforasyonu (delinmesi), barsak, hemoroid (basur), safra kesesi gibi bir çok ameliyat yapılabilir. Ayrıca acil durumlarda gebelik olmasına rağmen mecburen yapılan ameliyatlar vardır, bunlar trafik kazaları, travma, kesici alet yaralanmaları, ateşli silah yaralanmaları, kırıklar, ortopedik ve beyin cerrahisi ameliyatları gibi ameliyatlardır. Hamilelerin yaklaşık %1-2’sinde gebelik sırasında gebelik ile ilgisi olmayan bir sebepten dolayı ameliyat gerekmektedir.

hamilelikte ameliyat
Resmi büyütmek için üzerine tıklayın

Gebelik sırısında ameliyat olmak riskli midir?
Gebelik sırasında yapılan ameliyatın anne ve bebek açısından bazı riskleri olabilir. Tabi bu yapılan ameliyatın türüne göre ve gebeliğin hangi döneminde yapıldığına göre değişen bir risktir. Gebeliğin ilk 3 ayında yapılan ameliyatlarda düşük riski vardır, son 3 ayında yapılan ameliyatlarda da erken doğum riski vardır bu nedenle acil olmayan planlı yapılan ameliyatlar için en çok tercih edilen dönem gebeliğin ortasındaki 3 ay yani 4, 5, 6. aylardır. Ameliyatın türü de risk konusunda önemlidir, örneğin bir apandisit ameliyatı hemoroid (basur) ameliyatına göre daha risklidir. Karın bölgesini ilgilendirmeyen küçük ameliyatlar daha risksizdir gebelik açısından.

Gebelik sırasında ameliyatlar lokal anestezi veya genel anestezi veya spinal anestezi ile yapılabilir. Bu ameliyatın ve hastalığın durumuna göre planlanır. Ayrıca bazı ameliyatlar laparoskopik olarak (kapalı yöntemle) yapılabilmektedir. Örneğin apandisit ameliyatı, safra kesesi ameliyatı, yumurtalık kisti ameliyatı gibi.

Doğum esnasında histerektomi

PERİPARTUM (POSTPARTUM) HİSTEREKTOMİ
SEZARYEN HİSTEREKTOMİ (DOĞUM SIRASINDA RAHMİN ALINMASI AMELİYATI)

Peripartum histerektomi, postpartum histerektomi veya sezaryen histerektomi şeklinde isimlendirilen ameliyat doğum sırasında histerektomi (rahmin alınması) ameliyatıdır. Histerektomi total veya supraservikal şekilde gerçekleştirilebilir. İlk kez 1876 yılında İtalyan Eduardo Porro tanımladığı için Porro ameliyatı diye de isimlendirilir.

Ülkemizde ve dünyada yaklaşık olarak 2000 doğumda bir gerçekleştirilen bir ameliyattır. En sık neden normal doğum veya sezaryen sırasında meydana gelen aşırı kanamadır. Bu kanamaları durdurabilmek için bazen uterotonik ilaçlar, uterin masaj, uterin arter ve hipogastrik arter gibi damarların bağlanması yeterli olabilse de nadiren kanamayı durdurabilmek için histerektomi (rahmin alınması) gerekebilmektedir.

Doğum esnasında histerektomi (rahmin alınması) nedenleri:
– Plasenta previa, plasenta akreta gibi plasentasyon anomalileri nedeniyle aşırı kanama olması
– Uterin atoni nedeniyle aşırı kanama olması
– Uterus rüptürü
– Myomlar
– Pıhtılaşma bozukluklarına bağlı aşırı kanama
– Uterin damar yaralanmaaları
– Hematom
– Uterin enfeksiyon ve sepsis
– Dekolman plasenta

Peripartum histerektomi için risk faktörleri:
– Daha önce sezaryen ameliyatı geçirmiş olmak
– Üçten fazla doğum yapmış olmak
– İkiz gebelikler
– Daha önce myomektomi ameliyatı geçirmiş olmak

RAHİM AĞZINA DİKİŞ

SERVİKAL SERKLAJ (RAHİM AĞZINA DİKİŞ ATILMASI)
Servikal serklaj servikal yetmezlik (rahim ağzında yetmezlik) olan hastalarda rahim ağzına dikiş atılmasıdır. Rahim ağzına çepeçevre bir dikiş konulur ve rahim ağzının erkenden açılarak erken doğuma neden olması önlenir.
McDonald, Shirodkar, modifiye Shirodkar, transabdominal serklaj gibi serklaj metodları vardır. En sık uygulanan McDonald operasyonudur.
Genellikle servikal serklaj dikişi 12-14. gebelik haftalarında yapılır. Bazen daha ileri gebelik haftalarında da rahim ağzının erkenden açıldığı farkedilirse serklaj yapılması gerekebilir buna acil serklaj denir.

Servikal serklaj yaklaşık %90 oranında başarılı olur ve düşük veya erken doğum olmasını önler.

Ameliyat genel, spinal veya epidural anestezi ile yapılabilir. Rahim ağzının etrafına çepeçevre kalın bir bant ile dikiş atılır ve rahim ağzı tamamen kapalı kalacak şekilde açılması engellenir. İşlemden sonra kramp benzeri hafif ağrılar ve lekelenme, akıntı olabilir. Bu şikayetler birkaç gün içerisinde geçecektir. İşlemden sonra hasta hastanede genellikle en fazla bir gün kalır, hasta evinde de yatak istirahatine devam etmeli. En azından 1 hafta cinsel ilişkiden kaçınmalıdır.

Eğer doğum başlamışsa ve aktif evreye ilerlemişse, vajinal kanama varsa, su gelmesi başlamışsa, koryoamniyonit (rahim içerisinde enfeksiyon) varsa, fetusta yaşamla bağdaşmayan anomali saptanmışsa serklaj işlemi yapılmaması gerekir.

Serklaj dikişi ne zaman alınır?
Eğer normal doğum olacaksa dikiş genellikle 37. haftada alınır veya sancılar ve su gelmesi başladıktan hemen sonra da dikiş alınabilir.
Sezaryen ile doğum planlanmışsa dikişler ameliyatttan hemen önce veya ameliyattan sonra alınabilir.

Serklaj işleminin riskleri nelerdir?
– Su kesesinin yırtılması ve su gelmesi
– Sancıların başlaması
– Rahim ağzında enfeksiyon
– Genel anesteziye bağlı bulantı ve kusma ve diğer riskler
– Dikişler alınmadan önce doğum başlar ve ilerlerse rahim ağzında yaralanma olabilir.

Aşağıdaki durumlarda tekrar doktorunuza başvurmalısınız?
Serklaj işleminden sonra evinizde yatak istirahati yapmalısınız ve aşağıdaki durumlarla karşılaşırsanız hemen tekrar doktorunuza başvurmalısınız.
– Ağrı ve kramplar başlarsa
– Doğım sancısı gibi gelip geçen ağrılar olursa
– Su gelmesi başlarsa
– Vajinal kanama
– Ateş
– Bulantı – kusma
– Kötü kokulu vajinal akıntı